Monday, November 23, 2009

Barcelona Barcelona

Ben simdi Barcelona'ya gidiyorum. Fins despr'es.

Thursday, November 19, 2009

Why so curious

Kapinin onunde bir kamyon, esyalar yukleniyor.

Ben: Biri mi tasiniyor?
Kapici:Evet
B: Iceri mi disari mi?
K: Disari
B:Kim?
K: 7 numara
B: Aaa niye tasiniyor?
K: Kiracilardi, ev almislar.

7 numarayi tanimiyorum. Tanisam da bana ne yahu niye tasindiklarindan???? Malesef vefat ettiler dese ne olacak?

Merakli komsu. Gercekten yaslaniyorum sanirim.

My Favorite Designer

www.aysenaztoker.com

Cantalar ve ayakkabılar ozellikle harika....

Saturday, November 14, 2009

Yokoooooooo!!!!

Az once mailboxuma soyle 2 mesaj dustu:

1. Yoko Ono is following you on twitter.
2. You have a direct message from Yoko Ono: " Thanks for following! love, yoko IMAGINE PEACE: Think PEACE, Act PEACE, Spread PEACE www.IMAGINEPEACE.com"

Hmm... I love you Onoooooooo diye stereo total sarkisi gondereyim bari ben de ona.

Friday, November 13, 2009

Vongoles vs. Me- A war of survival


Bir Cuma aksami, saglikli gecsin diye spor sonrasi dedim ki kendi kendime: "mm balik yapayim, yanina da salata." Iste tam bu siralarda karsilastim onlarla. Vongoleler... Biraz rice vinegar, biraz sesame souce, biraz tabasco ve soya sosuyla hem cig yiyecegim icin kisa surede hazir olur, hem de balik oncesi biraz roze sarap esliginde guzel aperatif olur diye dusundum ve aldim onlari. Balik hazirlandi, firina verildi. Salata zaten 5 dakka. Ve iste tam o anda hersey degisti. Vongoleler tuzlu suda bekletildikten sonra bana karsi bir tavir aldilar! Hicbirsey sekilde acilmiyorlar!!!!! Elime aliyorum, dalga gecer gibi biraz aciliyorlar, tam bicagi sokup kabuklari acacagim, zamklanmis gibi kapaniyorlar!!!!! Basta komik geldi, ahhh dedim, sizi gidi vongoleler... Ama sonra is ciddiye bindi. Telefonlar edildi, daha keskin bicaklar denendi. Sonuc 0...Diger yemekler hazir oldu, iyice aciktim. Ya onlar hayatta kalacakti, ya da ben. "Kendilerini ne zannediyorlar!!!!!" diye iyice sinirlendikten sonra onlari sudan uzaklastirdim. Tikir tikir sesler geldi, etrafi yokladilar gibi, hemen atildim. Ugras ugras... Ve sonundaaaaaaa, baligim soguduktan, salatanin tum cekiciligi kactiktan sonra, 15 taneden sadece 6 tanesini acmayi basardim.
Bu is burada bitmeyecek. Intikamim aci olacak.

Wednesday, November 11, 2009

Life is such a chore

Boring!


From The Pierces...

Saturday Night
We look alright
We're going out
Boring.
Paris, France
Londontown
NYC
Boring.

Nothing thrills us
Anymore
No one kills us
Anymore
Life is such a chore
When it's….
Boring

Sexy boy
Girl on girl
Manage trois
Boring.
Marijuana
Cocaine
Heroin
Boring.

Galliano
Donatella
Dolce & Gabbana
Boring.
Caviar
Escargot
Dom Perignon
Boring.

Love of my life
Bear your child
Everything I've ever wanted
Boring.

Nothing thrills us
Anymore
No one kills us
Anymore
Life is such a chore
When it's….
Boring
(when it's boring)

Monday, November 9, 2009

I'm keeping my name!

Inspirational!

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=12888405&tarih=2009-11-08


Ben de hep ayni seyi dusunuyordum, kadınlar niçin kendi soyadlarıyla evlilik arasında bir tercih yapmak zorunda kalıyorlar diye. Haberdeki kızcagız dusunmus, ama usenmemis, dava acmıs ve kazanmıs... Bence harikulade birsey. Afferin ona. Ayrıca kararı veren hakim beyin gerekçesi de şuymuş:
“‘Kadın evlendiğinde kocasının soyadını alır' hükmü, evlilik içerisinde hak ve yükümlülükleri bakımından kocayı kadın karşısında üstün kılmaktadır ve Anayasa'nın 10'uncu maddesi 2'nci fıkrasın-daki kadınlar ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğuna ilişkin temel düzenlemeye açıkça aykırıdır. Kadına karşı her türlü ayrımcılığın önüne geçmek adına, kadın evlendiği takdirde sadece kızlık soyadını kullanabilir.”

Hakimi de yanaklarından öpesim geldi doğrusu. Cogu seyin hic degismedigi ve hatta kotuye gittigi icin artık hem umit etmekten hem de takıp etmekten sıkıldıgım buralarda, su zamanlarda beni cok mutlu etti bu haber.

Friday, November 6, 2009

Good site indeed

www.goodreads.com

Sevgili AhmetCihat sayesinde ogrendigim bu siteden cikamiyorum bir turlu! Harika! Hem kendi kendime yapmak istedigim ama tabii ki asla yapmayacak oldugum "okudugum kitaplar" listemi yapmama olanak sagliyor, hem okuyacagim kitaplari unutmamama yardimci oluyor, hem baskalarindan fikirler alabiliyorum ne okusam diye, hem de kendim bana uygun kitaplar kesfedebiliyorum.

Tek kelimeyle harika!

Wednesday, November 4, 2009

Zeynep Sandra Barcelona

I'm ecstaaaaaaaaaaaatic about the coffee chat!!!!!!!!!!!!!

Sunday, November 1, 2009

Halloween in Istanbul

Bizde yok tabii ama, sanirim taa American Preschooldan kalma birsey, sonbaharin en sevdigim gunu 31 Ekim, Halloween!!!!!! Balkabaklarina zaten bayiliyorum (jack o lanternlara de, tatlisina da, corbasina da yemegine de), ustune sekerler, cadilar, kostumler, herrseyine. Mukemmel bir konsept. Tee 3 sene once bir kere New York'ta katilmistim Halloween Parade'e. Butun Greenwich Village kostumlu insanlarla dolup tasmisti o kadar guzeldi ki. Tadi damagimda kalmisti valla, harika bir ortamdi.

Neyse efendim, aradan 3 sene gecti, bu 3 senede her 31 Ekimde icimi bir burukluk kapliyordu ah beaaa simdi New York'ta bir Halloween partisinde olmak vardi diye. Dun gece, Sedef sayesinde bu hayalim kismen gerceklesti. Ben New York'a gidemedim tabii ama New York ayarindaki bir Halloween partisine gittim Istanbul'da! Sedef tuttu Can'la elimizden Tunel'de bir mekana gittik. Icerisi envai cesit korku unsurlariyla dekore edilmis baya garip bir yerdi. Etrafta mezarlar, olu agaclar, olu adamlar filan. Kotu cikti ama cok tatli, mesela soyle:

Giris ucretli, kostumlu gelirsen bir miktar, kostumsuz gelirsen 2 kati... Herkes kostumluydu. Baya orjinal komik seyler vardi. Ghostbuster vardi mesela bir tane. Bunun disinda daha tipik drakulalar, olu gelinler, kontesler, ayiciklar...Biz kostumsuz girdik ama hemmen ortama ayak uyduk. Can beyaz kiyafetleri ve sapkasiyla Michael Jacksonla eskimo arasinda gidip geldi. Benle Sedef de henuz yemek yemis vampirler olduk.

Bu arada partinin bir olayi da escinsel nufus agirliktaydi. Cunku lezbiyen bir kiz organize etmis. Etrafta drag queenler de dahil cesit cesit acayip eglenceli escinsel tipler vardi. Tarif etmesi zor ama baya komikti. Escinsellerin partileri kesinlikle daha eglenceli yaptigini dusunuyorum... Can tuvalette soyle bir konusma duymus:
-Seneye travesti oluyorum....
Yeri gelmisken, tuvaletler de cok garipti. Kizlar tuvaleti aslinda. Tek bir tuvalet, icinde 3 klozet var.... Nasil, iste soyle:

Ben tek basima dalip kitledim kapiyi ama benim gibi yapmayanlar coktu. Nasil birsey ki bu, muhabbet orada da devam etsin diye mi anlamadim hahah.

Neyse iste bu da boyle birseydi. Kendimi NY'da hissettim yine. Mukemmeldi....

Thursday, October 22, 2009

Home


I'm coming back to you baby.

Tuesday, October 6, 2009

i've got to change the world.